Kazıma İmza Mühürü Hakkında Tarihsel Genel Bilgi

MÜHÜRÜN KELİME ANLAMI

Bir kişinin veya makamın alameti olarak üzerinde mektuplara, senetlere ve diğer evraka basılmak üzere kabartma bir işaret veya bir yazı bulunan taştan, lastikten yada metalden yapılmış alete kazıma mühür denir. (Halk arasında kocakarı mühürü). İmza yerine veya (kime ait olduğunu belirtmek için) kullanılır. boşaltmak, kazımak olup, genellikle taş işçiliğinde kullanılır. Gliptik, günümüzde mühür sanatı için kullanılır. mühür kazıma anlamına gelen gliptik mühürleri ve mühür baskılarını kapsar. üstüne bir insanın adı kazılı metalden değerli veya yarı değerli taşlardan yapılmış küçük damga. Bir taban bölümü ve bir saptan oluşur. Zincire takılarak boyundan yada küçük bir kese içinde taşınır. Yüzük biçiminde olup parmağa takılanları da vardır. Alt tabana ters olarak kazınır; kil, mum, papirüs, parşömen yada kağıt üzerine basıldığında düz olarak imza baskısı çıkar.
MÜHÜR YAPIMINDA KULLANILAN GEREÇLER
Sert bir malzeme olarak genellikle taştan bazen de kemik, fildişi, fayans, cam, metal, odun veya güneşte kurutularak yada pişirilerek sağlamlaştırılan kilde yapılmıştır. Bir başka görüşe göre; mühürcülükte görece kolay bulunabilen, kazımaya uygun fazla sert olmayan taşlar kullanılmaktadır. Bir tutamak kısmıyla bir baskı tabanından oluşan mührün önce kabaca biçimlendiği, sonraki aşamada daha özenli bir çalışma ile rötüşlenip kazıma işleminin yapıldığı tahmin edilebilir. Desenlerin baskı yüzeyine bütün örneklerde çok ölçülü yerleştirilmiş olması kazıma işleminin mührün tutamak ve gövdesinin şekillendirilmesinden sonra gerçekleştirildiğini gösterebilir. Bir mührün ilk biçimlendirilmesinde koparmaya, şekillendirmeye ve törpülemeye uygun aletlere gereksinim olmalıdır. Baskı yüzeyinin kazınmasında ise bu çağlarda herhalde ince uçlu kalemler kullanılıyordu. Mühürcü gereçlerinin kemik, boynuz, çakmaktaşı yada obsidyenden yapılmış olduğu taş olanların ahşap veya kemik bir sapa geçirilerek kullanılması olasıdır. Yapılan bir araştırma; kullanılan malzemeler arasında kalemler olmadığı çoğunluğunun uçları kırık durumda bulunan çakmaktaşı dilgiler olduğudur. İnce uçlardan yapılan kazıma işleminden sonra kesit ve kenarlarının görece yumuşak bir madde ile törpülenerek düzeltildiği, ardından mühür yüzeyinin parlatıldığı düşünülmektedir. Kilden mühür yapımının görece daha kolay olduğu akla gelmektedir. Mührün şekli verildikten sonra baskı yüzeyi ucu fazla sivri olmayan bir gereçle kazınmış mühür daha sonra fırınlanmış olmalıdır. Kemik uçları ve kaburga kullandıkları deneyerek saptanmıştır. Mühürlerin üzerindeki desenler, kil yada bal mumu gibi yumuşak bir malzemeye basıldığında pozitif bir baskı bırakmak amacıyla oyularak yapılmıştır. Ancak daha geç bazı örneklerde desenler kabartma şeklindedir. Damga mühürlerde ip deliği açma amacıyla kullanılan matkap tekniği Uruk evresinden sonraki Cemdet Nasr evresindeki desenlerin işlenmesinde de kullanılmış, özellikle hayvan ve insan tasvirlerinde delik yada oyuk açma muhtemelen Mısır duvar resimlerinde görüldüğü gibi bir yay yardımıyla yapılıyordu.
 
MÜHÜR YAPIMINDA KULLANILAN GEREÇLER
Sert bir malzeme olarak genellikle taştan bazen de kemik, fildişi, fayans, cam, metal, odun veya güneşte kurutularak yada pişirilerek sağlamlaştırılan kilde yapılmıştır. Bir başka görüşe göre; mühürcülükte görece kolay bulunabilen, kazımaya uygun fazla sert olmayan taşlar kullanılmaktadır. Bir tutamak kısmıyla bir baskı tabanından oluşan mührün önce kabaca biçimlendiği, sonraki aşamada daha özenli bir çalışma ile rötüşlenip kazıma işleminin yapıldığı tahmin edilebilir. Desenlerin baskı yüzeyine bütün örneklerde çok ölçülü yerleştirilmiş olması kazıma işleminin mührün tutamak ve gövdesinin şekillendirilmesinden sonra gerçekleştirildiğini gösterebilir. Bir mührün ilk biçimlendirilmesinde koparmaya, şekillendirmeye ve törpülemeye uygun aletlere gereksinim olmalıdır. Baskı yüzeyinin kazınmasında ise bu çağlarda herhalde ince uçlu kalemler kullanılıyordu. Mühürcü gereçlerinin kemik, boynuz, çakmaktaşı yada obsidyenden yapılmış olduğu taş olanların ahşap veya kemik bir sapa geçirilerek kullanılması olasıdır. Yapılan bir araştırma; kullanılan malzemeler arasında kalemler olmadığı çoğunluğunun uçları kırık durumda bulunan çakmaktaşı dilgiler olduğudur. İnce uçlardan yapılan kazıma işleminden sonra kesit ve kenarlarının görece yumuşak bir madde ile törpülenerek düzeltildiği, ardından mühür yüzeyinin parlatıldığı düşünülmektedir. Kilden mühür yapımının görece daha kolay olduğu akla gelmektedir. Mührün şekli verildikten sonra baskı yüzeyi ucu fazla sivri olmayan bir gereçle kazınmış mühür daha sonra fırınlanmış olmalıdır. Kemik uçları ve kaburga kullandıkları deneyerek saptanmıştır. Mühürlerin üzerindeki desenler, kil yada bal mumu gibi yumuşak bir malzemeye basıldığında pozitif bir baskı bırakmak amacıyla oyularak yapılmıştır. Ancak daha geç bazı örneklerde desenler kabartma şeklindedir. Damga mühürlerde ip deliği açma amacıyla kullanılan matkap tekniği Uruk evresinden sonraki Cemdet Nasr evresindeki desenlerin işlenmesinde de kullanılmış, özellikle hayvan ve insan tasvirlerinde delik yada oyuk açma muhtemelen Mısır duvar resimlerinde görüldüğü gibi bir yay yardımıyla yapılıyordu.
 
İLK MÜHÜRCÜLÜK
Mezopotamya’da gerçek anlamda ilk mühür örnekleri Hassuna ve Samarra dönemlerinde başlanan üzerleri mühürler gibi kazınmış saplı pandantiflerden gelişmiş olmalıdır. Bu pandantifler başlangıçta düğme özelliği taşıdığı üzerlerinde mühürlere benzer geometrik desenler var. Bir başka görüşe göre; mühürlerin öncüsü; genellikle kolye olarak kullanılan AMULET’lerdir. Mühürlemede kullanılan ilk araçlardan olduğu kabulş edilen amuletlerin yanı sıra parmak basmak da aynı amaçla kullanılmıştır. İlk olarak Ras-Samra (IV. tabakasında) ve Bougras (IIV. tabakasında) yaklaşık M.Ö.7000’lerde görülen damga mühürler yazıdan önce keşfedilmiştir. Bunların üstleri basit tarama bezekler ve askı düzenleri ile süsleme amacıyla kullanılmış oldukları düşünülmektedir. Neolitik dönemle birlikte avcı-göçebelik düzenden yerleşik düzene geçilmesiyle tüketicilikten üreticiliğe geçilmiş böylece ürün fazlalığı ve mülkiyet ortaya çıkmış daha sonra topluluklar arası ticaretin gelişmesiyle mühürler sonra yazı bulunmuştur. Tel-Halaf evresinde şehirleşmeyle beraber Özel Mülkiyet kavramı ortaya çıkmış, böylece mühür, günümüz imzasının yerini tutan bir kişilik simgesi olmuştur ve sahibinin meşru olduğunu simgeler. Mülkiyetin hukuksal açıdan garantisi haline gelmiştir. Böylece büyük bir gelişme

Hoşgeldiniz

Değerli müşterimiz, web sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizler için hazırlanan bu sitede firmamıza ait ürünler yer almaktadır. Kaliteye özen vererek ürettiğimiz ürünlerin listesini 'Ürünlerimiz' menusunden bulabilirsiniz. Bu vesile ile ilginize teşekkür eder, siz değerli müşterilerimizle çalışma istek ve arzumuzu saygı ile belirtiriz. Mehmet BOZDEMİR ( Yönetim Kurulu Başkanı )

Ödeme Yap

Mail Order Formu

Siparis Formu

Biz Sizi Arayalım

Foto Galeri

Video Galeri

Anasayfam Yap Anasayfam Yap Anasayfam Yap